Another Life 1. Sezon İnceleme

Katee Sackhoff (Niko Breckinridge) – Another Life
Görsel: James Dittige / Netflix

Sıradan bir günde, hiç beklemediğiniz bir anda gökyüzüne baktığınızda uzaylıların geldiğini görseniz ne yaparsınız? Kaçar, saklanır, hayatınıza devam eder belki de iletişim kurmaya çalışırsınız. Aaron Martin tarafından yaratılan Netflix‘in bilim kurgu dizisi Another Life‘da sıradan bir günde başlıyor.

Influencer gazeteci olan Harper Glass (Selma Blair), sıradan bir günde takipçileri için -tam olarak 250 milyon takipçisi var, bunu sık sık dile getiriyor- bir video hazırlamak üzereyken gökyüzünden bir uzay gemisi belirir. Kristal benzeri dev bir yapı oluşturan uzaylı arkadaşlar başka hiç bir tepki vermez, iletişim kurmazlar. Aylar boyunca yapı üzerinde araştırmalar yapan, bu araştırmaların başında Erik Wallace (Justin Chatwin) isimli bir bilim insanı bulunmakta, bilim insanları sonunda yapının Pi Canis Majoris solar sistemine mesaj gönderdiğini keşfederler. Ancak hepsi bu.

İletişim kurma çabaları bir yandan devam ederken madem yerleri belli hadi biz gidelim diyerek USIC Salvare gemisini Niko Breckinridge (Katee Sackhoff) komutasında Pi Canis Majoris‘e gönderirler. Niko Breckinridge, aynı zamanda az önce bahsettiğimiz bilim insanı Erik Wallace‘ın eşi ve Jana (Lina Renna) adında bir kızları var. Yani tüm dünyanın derdi bu ailenin omuzlarına yükleniyor.

Daha fazla devam etmeden önce hikayenin geçtiği zamandan ve teknolojiden bahsetmek istiyorum. Tam olarak bir tarih verilmeyen -ben kaçırmışım olabilirim, fark ettiyseniz yorumlarda bildirin- dizi insanların ışık hızına ulaşabildikleri gemilere sahip oldukları, insandan daha insan yapay zekaların ortada dolaştığı, hologram teknolojisinin evlere girdiği ancak günümüzde mevcut olan monitör, tablet gibi cihazların aynen devam ettiği, arabaların uçmadığı arada kalmış bir devirdeyiz.

Zorda olsa eşi ve kızını geride bırakan Niko yola çıktığı daha ilk bölümde olaylar karışmaya başlar. Sonrasında yolculuk süresi uzar, dünya ile iletişim kaybedilir, ölenler olur, gemide SOMA uykusunda -yolculuk süresinde insanların yapar bir komaya sokulması- olan yedek bir mürettebat olduğu için her gidenin yeri doldurulur. Bir taraftan ise Erik uzaylılarla iletişim işini çözmede epeyce bir yol alır.

Dizi elbette bir Star Trek: Discovery değil. Tabi bunda en büyük etken bütçe meselesi. Görsel efektler olabildiğinde az kullanılmaya çalışılmış olsa da özellikle uzaylıların ilk geldiği zamanlar biraz kötü. Yine de konunun etkileyiciliği ve izleyiciye verdiği korku ve gerilim hissi bunu göz ardı etmeye yetiyor. Uzayın ve bilinmezliğin korkusunu tam olarak yaşatıyor. Ekip seyahatleri boyunca kendilerini oldukça korkutucu olayların içinde buluyor.

Spoiler vermeden Another Life‘ın 1. sezonundan olabildiğince bahsetmeye çalıştım. Ben diziyi oldukça sevdim. İkinci sezonu da gelirse zevkle izlerim. Size de bir kaç bölüm şans vermenizi tavsiye ederim. Devam edip etmemek sizin kararınız ancak ikinci sezon için oldukça merak uyandırıcı soru işaretleri bıraktı Another Life. Ben sizi fragman ile baş başa bırakayım en iyisi.

Another Life – Resmi Fragman
Netflix Türkiye / Youtube

Görseller: James Dittige / Netflix

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir