The Umbrella Academy İnceleme

The Umbrella Academy
Görsel: Christos Kalohoridis/Netflix

The Umbrella Academy (Şemsiye Akademisi), Gerard Way tarafından yazılan, Gabriel Bá tarafından çizilen aynı adlı çizgiromanın dizi uyarlaması.

Ekim 1989 tarihinde, Dünya’nın farklı yerlerinden, hamile dahi olmayan, 43 kadın, 43 bebek dünyaya getirir. Farklı süper güçlere sahip olan 43 bebekten 7 tanesi milyarder Sir Reginald Hargreeves tarafından evlat edinilir.

Me and you and you and me
No matter how they toss the dice, it had to be
The only one for me is you, and you for me
So happy together

Dünya’yı korumak için The Umbrella Academy adı altında süper kahraman olarak yetiştirilen 7 çocuk, Luther, Diego, Allison, Klaus, Vanya, Ben ve Number Five, zamanında başarılı görevler gerçekleştirmiş olsa da büyüdükçe birbirlerinden ve amaçlarından kopup kendi hayatlarına dağılmışlardır.

Görsel: Christos Kalohoridis/Netflix

Babaları Sir Reginald Hargreeves‘ın ölümü sonucu ailenin geri kalanı bir araya gelir. Babalarından ve birbirlerinden, daha doğrusu kim olduklarından, hoşlanmayan kardeşler çocukluk yıllarından beri kayıp olan kardeşlerinin ortaya çıkmasıyla aile yaklaşan kıyameti önlemek için ister istemez bir araya gelmek zorunda geliyor. Bizde olsa mirası nasıl bölüyoruz, vasiyette ne yazıyoruz, helvayla pilav kaldı mı?

Spoiler Uyarısı!

Yazının bundan sonrası spoiler içerir. Spoilera maruz kalmamak için yeşil kutuya kadar durmayın.

Babalarının cenazesi için eve 5 kardeş döner. Kardeşlerden ismi Ben olanın bir görev sırasında hayatını kaybettiğini, 5 numaranın ise babasının tüm uyarılarını hiçe sayarak, zamanda yolculuk yaparak kaybolduğunu öğreniyoruz. Geri dönen kardeşler ise Luther, Diego, Allison, Klaus ve kardeşler arasında dışlanmış, süper gücü olmadığı anlaşılan Vanya.

Karakterlere kısaca özetleyecek olursak;

Luther (Tom Hopper), süper güç olarak süper güce -çok güçlü, ailenin Hulk’ı- sahip olan takımın lideri ve 1 numara. Babası tarafından görev amacıyla Ay’a gönderilen ve 4 yıldır orada yaşayan, uzay adamı.

Diego (David Castaneda), özel yeteneği üstün bıçak kullanma. Aslında pek süper güç gibi durmasa da oldukça işe yaradığını sezon boyunca pek çok kez görüyoruz. Diego, kahramanlıktan çok suçla mücadele eden bir kanunsuz.

Allison (Emmy Raver-Lampman), sadece fısıldayarak insanlara istediğini yaptırabilen, dünyaca ünlü oyuncu. Dağılmış bir ailesi ve göremediği bir çocuğu mevcut.

Klaus (Robert Sheehan), ölülerle konuşabilme yeteneğinin aksine ailenin en renkli üyesi. Aynı zamanda madde bağımlısı.

Number Five (Aidan Gallagher), zamanda yolculuk yapabilen ve çocukken kaybolan kardeş. Daha sonra çocuk bedeninde 60 yaşında bir adam olarak geri dönüyor.

Ben (Justin H. Min), vücudundan ahtapot kolları çıkarabilen, görev sırasında ölmüş kardeş. Klaus ile olan iletişiminden tanıyoruz kendisini.

Vanya (Ellen Page), diğer kardeşler arasında gücü olmayan -daha sonrasında kendisinin güçlerinin olduğunu öğreniyoruz- aile tarafından dışlanmış, müzisyen kardeş.

Pogo (Adam Godley), aşırı zeki şempanze Pogo, evin kahyası, Sir Reginald Hargreeves‘in sağ kolu, Batman’in Alfred’i kıvamında biri.

Grace (Jordan Claire Robbins), çocukların annesi, sonrasında kendisinin bir robot olduğunu öğreniyoruz.

Sir Reginald Hargreeves (Colm Feore), kendisi ailenin babası, milyoner iş adamı. Geldiği yer hakkında az biraz bilgi edinebildiğimiz -ki bu sahnede çocukların dünyaya gelişi hakkında da bilgi ipucu olarak elindeki kavanozu gösterebiliriz- son derece gizemli bir adam.

Cha-Cha (Mary J. Blige) ve Hazel (Cameron Britton), numara beşin peşinden gelen zamandaki anomalileri engelleyen bir komisyon için çalışan tetikçiler.

Spoiler Uyarısı!

Spoiler son bulmuştur.

Marvel yapımlarına yada X-men gibi süper kahraman ekipleriyle karşılaştırılan The Umbrella Academy onlara nazaran daha ağır işleyen, daha az aksiyona sahip -ancak yeterli- bir yapım. Dizide daha çok dağılan bir aile, saklı kalmış sırlar ve geçmişe odaklanılıyor. Yani beklediğiniz eğer kostüm giyip gelişmiş silah ve araçlarla kahramanlık yapan karakterler ise The Umbrella Academy‘de istediğinizi pek bulamayacaksınız.

Klaus (Robert Sheehan) ve Number Five (Aidan Gallagher)
Görsel: Christos Kalohoridis/Netflix

Dizide en başarılı oyuncular ise hiç şüphesiz Klaus‘u canlandıran Robert Sheehan ve Number Five‘ı oynayan Aidan Gallagher. Klaus serideki en sevimli ve aslında en yaralı olan karakter. Düşünsenize ölüler sürekli yanınızda. Karakter oldukça eğlenceli ve bana yer yer Jack Sparrow‘u andırmadı değil. Number Five ise 10 yaşlarında bir çocuk bedeninde 60 yaşlarında bir adam. Aidan Gallagher, bunun gerçek olduğuna bizi inandırıyor.

Dizinin müzik seçimleri ise oldukça eğlenceli ve güzel. Özellikle iki gündür, me and you and you and me, diye kafamın içinde Happy Together çalıyor. Merak ederseniz Netflix‘in hazırladığı The Umbrella Academy çalma listesine göz atabilirsiniz.

Gelecek sezonlar için oldukça soru bırakan The Umbrella Academy kesinlikle izlemeniz gereken bir dizi. Ancak önceden de belirttiğim gibi öyle ateş atan yada parlak zırhlarıyla ortalıkta dolaşan süper kahramanlar beklemeyin. Beklentinizi buna göre ayarlarsanız The Umbrella Academy seveceğiniz bir yapım. Bu arada çizgiromana göz atmak isteyenler için JBC Yayıncılık tarafından ilk iki cildin Türkçe olarak basıldığını söyleyelim.

Dizi hakkında görüşlerinizi ve yazıda eksik yada yanlış olduğunu düşündüğünüz kısımları yorumlarda bildirirseniz sevinirim.

Bir cevap “The Umbrella Academy İnceleme”

  1. […] The Umbrella Academy İnceleme […]

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir