The Order 1. Sezon İnceleme

The Order, Netflix‘in fantastik ve korku ögelerini bir arada sunan yeni dizisi.

Yaratıcılığını Shelley Eriksen (Continuum) ve Dennis Heaton‘ın (Ghost Wars) üstlendiği The Order‘da, annesini kaybetmiş ve büyük babası ile yaşayan Jack Morton, Belgrave Üniversitesi‘ne kabul edilişinin ardından büyük babası ile uzun zamandır hazırlandıkları planlarını uygulama zamanları gelmiştir. Amacı, okul öğrencilerinin kabul edildiği, ve annesinin ölümüne sebep olan, gizli bir topluluk olan Hermetic Order of the Blue Rose‘a girip ifşa etmek olan Jack Morton, beklediği gibi topluluğa davet edilir ve çeşitli sınavlar sonucunca aralarına girer.

İşler pek planladığı gibi gitmeyen Jack, topluluğun büyü ile ilişkisi olduğunu öğrendiği gibi bir de kendilerine Knights of St. Christopher adını veren ve büyü ile savaşan kurt adamların arasında bulur. Tabi bir de tüm bu karmaşayı hem daha çekilebilir hale getiren hem de daha çok karmaşık hale getiren Alyssa Drake var.

The Order, gençleri hedefleyen The Chilling Adventures of Sabrina, Teen Wolf gibi yapımların bir karışımı aslında. Esas oğlan, esas kız, üniversite ortamı, büyücüler, kurt adamlar, uzun bir tarih, saklı gerçekler, kötü ve gizli amacı olan, durdurulması gereken bir düşman ve olmazsa olmaz aşk. Gençleri hedefleyen bir dizide olması gereken her şeye sahip olan The Order, yetişkinlere de hitap edebilecek bir yapım.

Yazıyı yazabilmek için 10 bölümden oluşan ve tek günde bitirdiğim The Order hakkında buradan sonra spoiler vererek anlatmaya devam edeceğim. O kadar izledim anlatmadan bırakmam.

Spoiler Uyarısı!

Yazının bundan sonraki kısmında spoiler yer almaktadır.

Tarafları tanıyarak başlayalım.

Hermetic Order of the Blue Rose

Belgrave Üniversitesi öğrencilerinden oluşan gizli bir topluluk. İnsanlar arasında efsane olarak bahsedilse de bir çok büyük iş adamının, devlet görevlisinin üyesi olduğundan bahsedilen bir topluluk. Ayrıca büyü ile bağlantılı olan topluluğun başında Edward Coventry var ve kendisi Jack Morton‘un babası olur. Bu taraf dizinin The Chilling of Adventures of Sabrina‘ya benzeyen kısmını oluşturuyor. Eğer izlediyseniz benzerlikleri rahatlıkla göreceksiniz.

Knights of St. Christopher

Diğer tarafta ise büyü ile savaşan ve kendilerine şövalye diyen kurt adamlarım mevcut. Sihirli kurt postları ile bütünleşen seçilmiş kişiler kontrol edebildikleri birer kurt adama dönüşürler. Venom? Alışılmış, saldırgan ve kontrol edilemeyen kurt adamın aksine daha çok savaşçı ve post arasında bir ilişki mevcut.

Tarafları belirlediysek şimdide karakterlerden bahsedelim.

Jack Morton (Jake Manley): Dizimizin esas oğlanı olan Jack, beklenen şekilde kendini iki kardeşliğinde içinde ve tüm olayların ortasında bulur. Asıl olmak istediği tarafı seçmek zorunda ve bir de sevdiği kız Allysa var.

Allysa Drake (Sarah Grey): Esas kızımız Allysa, parlak bir öğrenci ve gelecek vaad eden bir büyücü. Sarsılmaz bir sadakat ile Blue Rose‘a bağlı ve hastalık derecesinde Edward Coventry‘a hayran.

Edward Coventry (Max Martini): Kötü adamımız. Jack’in babası ve güç delisi. Kendi çıkarları için her şeyi yapabilecek kurnaz biri. Yer yer acaba gerçekten kötü değil mi, diye düşündürse de, hayır kendisi tam bir kötü.

Randall (Adam DiMarco), Gabrielle (Louriza Tronco) ve Hamish (Thomas Elms): Bu üçlüyü bir arada anlatacak olursak kendileri kurt adam. Jack‘le tanışmadan önce pek aktif oldukları ve kim oldukları hakkında fikir sahibi oldukları söylenemez. Esas oğlanımızın ekürisi olan bu arkadaşlar iyilerden taraf.

Vera Stone (Katharine Isabelle): Okulun rektörü aynı zamanda topluluğun önde gelen büyücülerinden. Tam olarak beklendiği iyilerden yana geçse de yine şaşırtmayan finalde yapacağını yapıyor. Kendisi ayrıca Jack‘in okula kabul edilmesinde büyük rol oynuyor.

Gelelim dizi hakkında ki görüşlerime. Daha karanlık ve korku unsurunun ön planda olduğu bir yapım beklerken, The Order tam olarak öyle çıkmadı. İlk bölüm bir gizem söz konusuydu. Jack okula geliyor, gizli bir topluluğa girmeyi amaçlıyor. Daha sonra adaylar arasına giriyor ve seçim süreci başlıyor. Bir anda beliren notlar, bilmeceler, görevler falan iyiydi. Ortada bir gizem, şaşırtmaca, büyü vardı. Sonrasında ulu orta gizli bir topluluktan konuşmaya, büyü yapmaya, telefonla mesajla haberleşmeye başlıyorlar. Ne oldu gizlilik, sihirli notlar falan? Bunu bir kenara bırakırsak, bu kurt adamlarımız ilk olarak nasıl seçilidi? Bunlar öncesi yok muydu, onlara yol gösterecek?

Tüm bu ve benzeri ufak olumsuzluklara rağmen The Order, kendisini izletiyor. Farklı türlerden sevilen ögeleri alıp harmanlayan dizide herkes için bir şeyler mevcut. İkinci sezonda vampirler de gelirse tamamdır. Ayrıca öyle final mi olur? Tamam bir Hermione’nin ailesinin hafızasını sildiği sahne kadar olmasa da üzdü açıkçası.

Spoiler Uyarısı!

Spoiler son bulmuştur.

Finalde izleyiciyi buruk bir şekilde bırakan The Order, ikinci sezon için pek çok soru işareti bıraktı. The Order, bir şansı hak ediyor. Fragmanını aşağıya bıraktığım The Order‘ı Netflix‘den izleyebilirsiniz. Ayrıca dizi hakkında yorumlarda konuşabilir, bahsetmemi istediğiniz noktalar varsa söyleyebilirsiniz.

Görsel: Netflix

4 Replies to “The Order 1. Sezon İnceleme”

  1. Edward babasıydı peki annesi kimdi hatırlayamadım izlediğim diziyi unuttum annesinin olayı neydi

    Cevapla

    1. Edward babası, annesi ise ölmüş ve büyükbabası ile beraber ölümünden Edward’ı suçluyorlar.

      Cevapla

  2. […] Triple Frontier, Burn Out gibi filmler bulunuyor. Onlar yayınlanana kadar geçen hafta eklenen The Order, Walk. Ride. Rodeo. ve Lady J‘ye göz […]

    Cevapla

  3. […] The Order 1. Sezon İnceleme […]

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir